Oltaş Genel Müdürü Okan Tamer ile Continental lastiklerinin distribütörlüğünün el değiştirmesi, pazar hedefleri, pazarlama stratejileri ve ürünleriyle ilgili konuştuk.
Continental'in Türkiye'de distribütörü bırakıp kendi başına temsil edilmeye başlamasının nedeni ve hedefi nedir? Geçen sürede hedeflediklerinizin ne kadarlık bölümünü gerçekleştirdiniz?
Okan Tamer: 2002 yılından başlamak lazım. Koç Grubu ile el sıkıştık ve Continental lastiklerinin Türkiye distribütörlüğünü aldık. Continental bu sayede Türkiye'nin önemini daha iyi anladı. Avrupa'da zaten sürekli başa güreşen, birincilik ikincilik arasında gidip gelen bir marka Continental. Ama Avrupa dışına çıktığında o etkinliğini göremiyorsunuz. Bizim birlikteliğimiz de bu noktada denk geldi. Onların da stratejik kararları Avrupa'da artık büyüyebileceğimiz kadar büyüdük bundan sonra dünya çapında büyümemiz lazım yönünde. 2002 yılında biz de devraldığımız distribütörlüğü başarılı bir çizgide götürünce "gerçekten biz doğru bir karar verdik, gelişmekte olan pazarlarda hakikaten stratejimiz doğru" dedirttik. Tabii aldığımız sonuçlar onları da etkileyen, onların da hoşuna giden sonuçlardı. Türkiye pazarı değişik bir pazar. Avrupa pazarından tamamen farklı bir pazar. Dağıtım stratejileri farklı bir pazar. Türkiye'de her markanın kendi dağıtım teşkilatı ve bayilik sistemi var. Bir bayilik sistemi olmayan bir markanın da gerçekten pazara girmesi oldukça zor. Bizde bu vardı tabii. Continental'de iyi ürünler ve marka imajı vardı. Bunlar birleşince de hakikaten 2002'den bugüne kadar çok başarılı bir büyüme trendi yakaladık. Continental'in diğer markaları da Türkiye pazarına girmeye başladı. 2002'den 2008 yılının ağustos ayına kadarki o dönemde şirketimiz hisselerini Continental AG'ye sattı; o zamana kadar distribütörlükle götürdük. 1963'te kurulan Oltaş'ın şirket bünyesi üzerine Continental de herhangi bir değişikliğe gitmedi. Oltaş'ın bugüne kadarki başarılı stratejilerini kendi stratejileriyle örtüştürerek, şirketimizi 28 Ağustos 2008 tarihi itibariyle satın aldı. Niye geldi sorusunun cevabı daha önce de bahsettiğim gibi 2 tarafın da stratejilerinin uymasıydı. Koç Grubu bir yandan daha farklı sektörlerde odaklanmayı düşünüyordu. Bir yandan da Continental artık Avrupa dışında büyümesinin farkına varmıştı. Alınan sonuçlar onları cesaretlendiriyordu ve bu sebeple de bu satın alma gerçekleşti. Satın alma sonucunda alınan sonuçlar da hakikaten de verilen kararın doğruluğunu kanıtlar nitelikte. Pazarın en hızlı büyüyen markasıyız, yeni bayilikler alıyoruz. Henüz hak ettiğimiz yerde değiliz ancak pazar payını ilk etapta ikiye katlamayı uygun gördük. Bunun için de zamana ihtiyacımız var. Markanın en büyük handikabı bilinirliğinin düşük olması. Bu zamanı doğru değerlendirebilirsek hedeflerimize ulaşmamamız için hiçbir neden yok. Biz gerçekten umutla bakıyoruz ve ekibime çok güveniyorum.
Bu haberin devamını auto motor & sport'un aralık sayısında okuyabilirsiniz.
Yorum Yazın
Yorum yazabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.